
Kullanılmış araba pazarı her yıl büyüyor. Çoğu ülkede "used car inspection' adıyla anılan serbest faaliyet giderek önem kazanıyor. İşin özü ise sadece 'ekspertiz' üzerine yoğunlaşan bir zincir kurmakta!..
Türkiye ' de yılda ortalama 600 bin civarında kullanılmış araba satılıyor. 1.5 yeni arabaya karşı 6 kullanılmış araba el değiştiriyor. İkinci el arabaların ortalama yaşı 4.5 yıl civarında.
Bu konuda organize olmuş kurumsal firmalar çeşitli kademelerde 'garanti' ve 'kredi' imkânı yaratarak pazarı hareketlendiriyor. Bunların çoğu ünlü bir markanın servis uzantısı şeklinde ve ana hedefleri araba satmak. Yapılan ekspertiz genellikle hayati parçalar üzerine yoğunlaşıyor; 'kaporta kalınlıkları' ölçülüyor, böylece aracın kaza geçirip geçirmediği anlaşılıyor. 'Motor performansı' hakkında ise daha sınırlı tespitler var.
Yapılan iş, ikinci el araba satışını destekleyen önemli bir hizmet. Ancak bunlar tümüyle bağımsız birer 'gözetim' (surveillance) kurumuna özgü 'ekspertiz' işi değil. Yapılan denetim belli bir yere kadar geliyor ve daha derine inmiyor. Örneğin 'değişen parçaların tespiti', motorun son teknolojiye göre 'güç testi' ve 'metal yorgunluğu' gibi daha sofistike araştırmalar incelemede yer almıyor.
DETAY DENETİM UZMANLIK GEREKTİRİYOR
Gelişmiş ülkelerde ikinci el araçların hayat hikâyesini en ince detayına kadar ortaya koyan ve aracın her bir parçasını test edip sınayan denetim kurumları var. Bunlar başta satış olmak üzere, trafik işlemleri ya da sigorta gibi yan hizmetleri vermiyor.
Tümü 'modern donanımlı test laboratuvarı' vasfında. Örneğin Kanada, İngiltere, Çin, Avustralya ve bazı Avrupa ülkelerinde çalışan eksper şirketler adeta bir 'noter' gibi tarafsız ve yeminli hizmet veriyor. Ellerinde genellikle 'test ve kontrol protokolü' denen bir şablon var.
Bu şablona göre uçak bakımı yapılırcasına tüm parçalar ve bağlantı elemanları kontrol ediliyor. Mekanik kontroller 'metalik röntgen' sistemiyle gerçekleştirilirken, 'laser' teknolojisiyle aşınmalar ve darbelerin niteliği tespit ediliyor. Tüm denetim işi bir kontrol odasında 'fiziksel laboratuar' şartlarında gerçekleşiyor. Test sürüşleri bile aracın belli noktalarına temas eden hassas aletlerle yapılıyor. Elektrik donanımları ve aktarma organları tek tek kontrol ediliyor. Yapılan denetimin sonuçları 'kontrol şablonu'na anında kaydediliyor.
HİJYEN KONTROLÜ BİLE VAR!
Bazı ekspertiz kuruluşları işi daha da ileriye götürerek döşemelerin hijyen kontrolünü programına alıyor. Genellikle "kullanılmış araç ekspertiz laboratuvarı" ismini alan bu işletmeler bazı ülkelerde zincire dönüşmüş durumda. 'Franchising' sistemiyle yayılmayı hedefleyenler olduğu gibi, kurumalığı bir markaya dönüşerek 'denetim ve gözetim zinciri' haline getirmek isteyenler de var. Yapılan işin elektronik aygıtlarla gerçekleşmesi kontrol sahasının oldukça küçük olmasına imkân sağlıyor.
Üç ya da dört araçlık kabinler 300 metrekare civarında bir alana ihtiyaç duyuyor. Yapılan kontrol sonucunda 'kırmızı', 'sarı' ve 'yeşil' sayfalardan oluşan denetim belgesi veriliyor. Her sütunun karşısında kontrol tarihi ve uzman kişinin 'OK' işareti var. Renkler ise trafik lambalarından esinlenilmiş: Kırmızı 'sakıncalı'; sarı 'onarılabilir' özellikleri gösteriyor.
Yeşil ise testten 'başarıyla çıkmış aksamın' anlatıldığı bölüm. YAPILAN HİZMET VERİLEN PARAYA DEĞER! Belge, 'kurumsal garantiyi' taşımakla birlikte, bunun yalnız kontrol edilen noktalara ilişkin bir test kağıdı olduğu vurgulanıyor. Belge sorumluluk üstlenilmeyeceğini ifade eden bir tutanakla birlikte müşteriye veriliyor. İsteyenler yine ücret mukabili 'değer tespiti' de yaptırabiliyor.
Tam kapsamlı ekspertiz hizmetini yapanlar özel yetiştirilmiş teknisyenler. Çoğu mekanik konusunda uzman olan bu kişiler aynı zamanda belli araçlar üzerinde de ihtisas sahibi. Kontrol sonucu müşteriye verilen ekspertiz belgelerinin ortalama fiyatı 300 dolar civarında. Sofistike araçlarda ve 'SUV' tipi otomobillerde bu rakam daha yüksek. Sonuç olarak hemen her ilimizde en azından bir 'kullanılmış araç ekspertiz laboratuvarının' bulunmasında yarar var.
En önemli ayrıntı ise bu hizmetin bir 'marka altında zincir' haline getirilmesinde! Sistemin en önemli bileşeni ise çalışanların sıkı denetimi ve en üst düzeyde eğitimi...
Nur Demirok -paradergi.com.tr